NO TOUCH LAZER NEDİR?

Yeni Yazılardan Haber Alın!

İçeriği Sosyal Medayada Paylaş!

NO TOUCH LASER – GÖZE DOKUNULMADAN, TEMAS OLMADAN YAPILAN GÖZ LAZER TEDAVİSİ

no touch laser

Gözlükten ve kontakt lenslerden kurtulmak için uzun zamandır uygulanmakta olan klasik lazer tedavilerinde gözünüze “dokunulması” gerekir. Bu durum lazer operasyonunu tercih eden hastalarda tedirginliğe yol açabilmektedir. TransPRK (No Touch Laser) tekniği adı verilen lazer yöntemi bu tedirginliği önler. Bu yöntemle yapılan lazer tedavisinde göze cihaz teması olmaz. Hastanın, uzaktaki bir ışık kaynağına saniyeler içinde bakması tedavinin yapılması için yeterlidir. 

TransPRK (No Touch Laser) yönteminin diğer lazer tedavi yöntemlerinden farkı nedir? Klasik tedavi yöntemleri olan LASIK ve intraLASIK (femto-saniye) tekniklerinde, gözdeki kornea dokusu özel bir bıçakla veya lazerle kesilir ve sonra tedavi yapılır. PRK yönteminde ise gözün ön çeperi alkolle eritilerek kazınır ve sonra tedavi yapılır. No Touch Laser tedavisinde bunlar yapılmaz, tedavi tek adımda gerçekleşir. Bu yöntemde uzaktaki bir ışık kaynağına 50 saniyeden az bir süreyle bakmak yeterli olur. Bu yöntem, LASIK ve femto-saniye (intraLASIK, i-LASIK) tedavilerinden sonra görülebilen ve ektazi adı verilen, ameliyata bağlı ilerleyici kornea incelmesi ve ameliyata bağlı yüksek astigmat gelişimi riskini sıfıra kadar indirir. Ayrıca, LASIK ve femto-saniye yöntemlerinde göze zorunlu olarak uygulanan vakum (emme) halkasının neden olabileceği retina yırtılmasıriskini tamamen ortadan kaldırır.

Bu yöntem hangi hastalara uygulanabilir? Göz yapısı uygun olan miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir. Yani, uzak ve yakın görme sorunu olan hastalar bu tedavi için aday olabilir.  Özellikle korneası ince olan ve kornea yüzeyi normalden daha dik olan olgularda No Touch Laser tedavisi sorunu çözebilecek tek yöntem olabilir.

Uygulama nasıl yapılıyor? No Touch Laser tedavi işlemi, sadece anestetik damla damlatılmasıyla yapılır ve uygulama sırasında hasta hiç ağrı duymaz. Tedavi sırasında göze herhangi bir cihaz teması olmaz, lazer cihazından çıkan ışınlarla göze doğrudan tedavi yapılır. Tedaviden sonra gözlerin kapatılması gerekmez, hasta iki gözünü de açık tutarak evine gidebilir. Uygulama, aynı tedavi seansında iki göze birden yapılır. Hasta eve gittikten sonra 36 saat süreyle gözlerde batışma, kızarma, ışıktan rahatsız olma ve televizyondaki küçük yazıları bulanık görme türü yakınmalar gelişir. Tedaviden sonraki 4. günde hasta bilgisayarda çalışma ve otomobil kullanma türü işleri yapmaya başlar.

Gece görüş problemlerinde nasıl bir uygulama yapılır? Halk arasında ‘kartal gözü’ olarak da bilinen wavefront uygulamasında, göz içindeki ışık saçılmaları ve sapmaları ölçülür ve lazer tedavisi buna göre ayarlanır. Gözlük ya da lensle bile düzeltilemeyen bu sapmalar wavefronttekniğiyle düzeltildiğinde kişinin kendi göz yapısına uygun tedavi gerçekleşmiş olur. Sonuçta, hastanın gece görüşü artar ve gece karşıdan gelen araba farlarının yarattığı kamaşma türü yakınmalar sona erer.

Neden No Touch Laser?

  • Tedavi göze cihaz teması olmadan gerçekleşir.
  • Tedavi saniyeler içinde tamamlanır.
  • Gözden zar kaldırılmaz, göz çizilmez, gözden parça çıkarılmaz.
  • Gözün örtüsü olan epitel alkol ile temizlenmez, epitel kazıması yapılmaz.
  • Tedavi sırasında hiç ağrı duyulmaz.
  • İki göze aynı seansta tedavi yapılır.
  • Tedavi sonrası gözler kapatılmaz.
  • İnce kornealı hastalara uygulanabilir.
  • Ektazi riski sıfıra yakındır.
  • Retina yırtılması riski sıfırdır.
  • Zar kırışması, zar altında hücre birikmesi türünden sorunlar oluşmaz.
  • Miyop, hipermetrop ve astigmatlara uygulanabilir.
  • Tedavi sonrası gelişen göz kuruluğu şiddeti düşüktür ve geçicidir.
  • LASIK, femto-saniye türü tedavilerden sonra gözleri uzun süre darbelerden korumak gerekirken, No Touch Laser tedavisinden 3-4 gün sonra artık gözlerin bu tür bir korumaya ihtiyacı kalmaz.
  • Tedavi sonrası 7. günden itibaren denize ve havuza girilmesi mümkündür. 

TransPRK (No Touch Laser) tedavisi ilk olarak Almanya’da kullanılmaya başlanmıştır ve şu anda Avrupa Birliği ülkelerinin tümünde, Japonya, Rusya, Amerika ve çok sayıda başka ülkede resmi otoritelerce onaylanmış olarak uygulanmaktadır.

Ülkemizde de özel sektör hastanelerinin bir kısmında ve Sağlık Bakanlığına bağlı Eğitim ve Araştırma Hastanelerinin bir bölümünde bu tedavi uygulanmaktadır.

Kaynak: venividigoz.com

İçeriği Sosyal Medayada Paylaş!

Post Author: Editör